Yere Batan Sarnıcı Tarihi Gizemi

Halk arasındaki diğer adı Bazilika olarak da bilinen Yerebatan Sarnıcı 532 yılından sonra Bizans Devleti İmparatoru Justinyen tarafından inşa ettirilen ve o dönemki İstanbulkentinin en büyük kapalı sarnıcı olarak dikkat çeken bir yapı olup tarihi gizemi sayesinde günümüzde pek çok misafirin uğrak noktasından biri haline gelmiştir. Günümüz itibariyle Eminönü ilçesine bağlı Sultanahmet mevkiinde yer alanbu yapının huzur, sessizlik gibi duyguların yanı sıra konuklarda oluşturduğu ürperti nedeniyle de gizemli bir hal almaktadır. Günümüzde müze olarak değerlendirilen Yerebatan zaman zaman kültürel birçok etkinliğe de ev sahipliği yapmaktadır. Bizans dönemi mimarisine ait Korent ve Iyon üslupları kullanılan sarnıç ihtişamlı görüntüsünü eski sütun başları ve tapınak sütunları sayesinde elde etmektedir.

Sarnıcın toplam büyüklüğü 9 bin 800 metrekare olup, uzunluğu 140 metre genişliği ise 70 metre şeklindedir. Şu yalıtımını sağlama amacıyla sıvama işlemi esnasında özel harçların kullanıldığı Yerebatan’da 4 mm kalınlığına sahip tuğlalar tercih edilmiştir. Yapının su ihtiyacını karşılama amacıyla yine İmparator Justinyen tarafından su kemerleri de imar ettirilmiştir. Bölgede kuzeybatı taraflarında ne amaçla kullanıldığı bilinmeyen 2 adet Medusa başı da bulunmakta olup bu medusaların bazı söylentilere göre yeraltı dünyasının dişi canavarlarından biri niteliğine sahip olduğu ve kendisine bakan kişileri taşa çevirme potansiyelinin bulunduğu belirtilmektedir. Konuyla ilgili bir başka söylenti ise Medusa’nın saçlarının yılan görünümünü aldığı ve baktıklarını taş ettiği yönündedir.

Yerebatan Sarnıcı inşa sürecinde toplam 7 bin civarında Bizans kölesi görev üstlenmiş ve yapının tamamlanması yaklaşık olarak 38 yıl sürmüştür. Bu nedenle içeride yer alan sütunlar üzerindeki gözyaşlarının burada çalışan ve ölen kölelere hitaben bulunduğu söylenmektedir. Tarih boyunca iki büyük imparatorluğun himayesinde bulunan bu muhteşem mimari eser, Osmanlı Devleti döneminde Topkapı Sarayı’na yakın bir konumda bulunduğu için sarayın bahçelerine bu bölgeden su verilmesi amacıyla değerlendirilmiştir. 1985 ile 1988 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyon işlemi sağlanan yapı içindeki şu yüksekliği zaman içerisinde değişim göstermekte iken suyun içerisinde tombul balık türleri de yaşam sürmektedir.

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir